scorecardresearch

Ergün Diler : CHP Çaresiz

39 izlenme
KategoriHaber
Eklenme Tarihi 2 yıl önce
DilTürkçe
Açıklama
DÜN kaldığımız yerden devam edelim...
Aslında söylemekten hep kaçtım! Kimseyi kırmamak adına uzak durdum! Ama geldiğimiz noktada ŞİŞLİ yani CHP'nin kalesi, şimdi MAFYA ve TERÖR ile anılıyor! Yıllarca darbe yapanlar, darbelere para yağdıranlar, ülkenin kontrolünü YABANCILAR adına elde tutmaya çalışanlar hep ATATÜRK'ü kullandı!
Darbe yapıldıktan sonra her yere heykeli dikilirken de, bankalar hortumlanıp milletin boğazındaki lokma çalınırken de, "Eyvah irtica geliyor!" narası atılırken de hep ATATÜRK'ü kendilerine yonttu! Mustafa Kemal'i istedikleri şekle sokup içeride operasyon üstüne operasyon yapıldı! Aslında ÜST AKIL LONDRA'ydı! Ama bir sonraki halkada birkaç Yahudi BARON ile içeride bunların temsilcisi olan BÜYÜK AİLELER vardı!
Sistem böyle işliyordu! Bütün değerlere, bunlar hükmetmek istiyordu! Devletin kontrolünü ellerinde tutmaya yarayacak her silahı özenle kullanırlardı! Aslında kimselere BAĞLILIKLARI falan yoktu! Samimi değillerdi! Ama operasyonlar için İDEOLOJİK temeller şarttı! İhtiyaçtı!
Toplum korkutuluyor, baskı altına alınıyor, öz güven yok ediliyordu!
Ama bunu görecek çok az kişi vardı!
Sonuçta her şeyi İDEOLOJİK tartışıyorduk! Kavganın, gürültünün, kimin işine yaradığını düşünecek MODELİMİZ yoktu!
Bakın ŞİŞLİ'ye! Bakın Kemal Bey'e!
Türkiye'nin kesinlikle aklı başında bir CHP'ye ihtiyacı var!
Hem de şiddetle! Ama onlar bunun farkında değildi! Olamazlardı! Koskoca CHP'yi Aydın Doğan Bey ve birkaç aile temsil ediyordu! Cumhuriyet'in harcı olan partiden kimse çıkıp buna itiraz etmiyordu!
Deniz Bey bile kasetle gittiği halde HÜSAMETTİN ÖZKAN'la bir araya gelip Aydın Bey'in dolaylı yoldan desteğini istiyordu! En azından köstek olmamasını diliyordu! Gariptir; CHP halka güvenmeyi unutmuştu!
Belli sermayeye arkasını dayayıp YÜRÜYECEĞİNİ sanıyordu!
Şişli Belediye BAŞKANI Hayri İnönü ile Mustafa Sarıgül kavgasını bile Aydın Bey ve ailesinin de dahil olduğu bir grup yönetiyordu! Sorun, bu ailelere gelince iş büyüyordu! Kimse önce KEMAL BEY'e gitmeyi akıl edemiyordu!
Partiye olan inanç yerlerdeydi! Belli ki Kemal Bey'in gücünün yetmeyeceği düşünülüyordu!
Ama iş sonunda geldi, Şişli'de TERÖR'e dayandı! Mustafa ve Emir Sarıgül için tehlike çanları çalmaya başladı! Peki ne oldu? Yardım istedikleri Aydın Bey ve gazeteleri gerçeği yazıyor muydu? Olayı anlamamıza yardım edecek manşetler atılıyor muydu? Elbette HAYIR! Ve konuşulup yazılmayanların altını tek tek çizelim! Dediğim gibi bunlar da DEDİKODU! Peşinen söylüyorum!
Hepsi şehirde en çok konuşulan ama bir türlü yazılmayanlardı...
Geri gidelim...
Yılar önce Kemal Gülman'la Korkmaz Yiğit BAHÇEHİR ISPARTAKULE evlerinin yapımı için ortaklık kurdu! Arsa sahibi ise YOLUÇ ailesiydi! Daire karşılığı koca arsa alındı! İnşaatlar başladı ve bitti! Ortaya koca bir şehir çıktı!
Mustafa Sarıgül de, "ARSAYI BEN BULDUM! BEN OLMASAM BU İŞİ YAPAMAZDINIZ!" diyerek Kemal Gülman ile Korkmaz Yiğit'in kapısına dayandı! Gülman özellikle kaçacak yer aradı! Ofisinden çıkamadığı ve orada geçirdiği çok gece oldu! İş tehlikeli boyutlara tırmandı! 5 milyon dolar isteyen Sarıgül, Gülman'a hayatı zehir etti! Olay silahların konuşacağı noktaya tırmandı! En son rahmetli Ecevit devreye girdi işi soğumaya bıraktı!
Ancak bu Sarıgül ile Korkmaz Yiğit'in son kavgası değildi! Devam edecekti! Aradan yıllar geçtikten sonra Korkmaz Yiğit "Mustafa Sarıgül benim sahibi olduğum ama daha sonra el konulan bankamdan 15 milyon dolar kredi çekti! İşte bu da belgesi !" diyerek ortaya çıktı!
Olay TMSF'ye intikal etti! Yıllar sonra Korkmaz Yiğit'in ne diye belge ortaya koyduğu ve bunca yıl niçin sakladığı muammaydı! Ama belge galiba gerçekti!
Bunun üzerine TMSF düğmeye bastı! İstenen para az buz bir şey değildi! Faizleri bilmem ama 15 milyon dolar bir çırpıda bulunacak miktar değildi! Durumun ciddiyetini kavrayan Mustafa Sarıgül, bunun üzerine ilk hedef olarak Hayri Bey'in başında bulunduğu Şişli'ye odaklandı! Parayı bir şekilde BELEDİYEDEN alacaktı!
Ancak Hayri Bey buna yanaşmıyordu! "Parayı bizim vermemiz ve kolaylık sağlamamız mümkün değil!" diyordu! Sarıgül ailesi bu cevabı alınca tansiyonu yükseltiyordu!
Muhtemelen bir süre sonra yazılacak gelişmelere kapı aralıyordu! TEHDİT, İnönü ailesinin alıştığı bir şey değildi! NAZLI HANIM bunu açıkça söylüyordu! İnönü, BAŞKAN seçildiğine pişman olmuştu!
Baskılar artınca olay önce Rahmi Bey'e, ardından Arzuhan Hanım'a daha sonra da Aydın Bey'e intikal etti!
Nazlı İnönü, köklü aileden gelmenin avantajıyla istediği yere ulaşıp derdini anlatıyordu! Gariptir işin içinde PARTİNİN GENEL BAŞKANI yoktu! Normalde gidilmesi gereken ilk istasyon CHP Genel Merkezi olmalıydı! Yok böyle olmadı!
Tehditler havada uçuşurken Mustafa Sarıgül, ŞİŞLİ'nin YILBAŞI SÜSLEME işlerini talep etti!
Çünkü sonuçta bir ilçenin tamamen aydınlatılması ciddi bir bütçeye dayanıyordu! CHP'liler işin bu tarafını görmek istemezdi! Sanki Nişantaşı ve Şişli, millet için ışıl ışıl oluyordu!
Hayri Bey, bu iş için de geçit vermedi! Zaten bu nedenle bütün KUTLAMA MERKEZİ ŞİŞLİ'den çıkıp BEŞİKTAŞ'a kaydı!
Hayri Bey'in vetosu yüzünden BEŞİKTAŞ yılbaşı kutlamalarında öne çıktı! Konserlerle, ışıklarla, süslemelerle adından söz ettirdi!
Konu PARAYDI!
Bizim takip etmeyi sevmediğimiz para! Nasıl yıllarca ülkeyi kontrol etmek için İDEOLOJİLER kullanıldıysa YILBAŞI da maalesef aynı MODELLE kullanılıyordu! Sakın çok ayrı şeyler diye düşünmeyin! PARAYI kontrol etmek isteyenler kendileri için DAYANACAKLARI bir DESTEK bulmak zorundaydı!
Arsadan kalan hesap, SÜSLEME olmuş CHP'yi ışıklandırıyordu! Herkes içerisini görür olmuştu!
CHP terörle anılır hale gelmişti! PARA meselesi partiyi çürütmüştü!
Ne Kemal Bey'in ne de parti içinden bir grubun bunu çözecek gücü yoktu! "ÇARE SARIGÜL" diyenler, Sarıgül'ü çaresiz bırakıyordu!
CHP de çaresizdi! "Emir eri!" gibi çalışan ya da öyle görünen bir partiden kimseye bir fayda gelmezdi!
Bence Sarıgül'ü zora sokan Korkmaz Yiğit, partinin başına geçmeliydi!
Kemal Bey'in asla yapamayacağını o bir BELGE ile yaptı!
Ya da Korkmaz'ı YİĞİT bulmuyorlarsa EMEKLİ olan TONY BLAIR'i çağırıp getirebilirlerdi! Çünkü kendilerinde hiç umut ışığı yoktu! ÇARE'nin millet olduğunu anlayıncaya kadar SÜSLEMEDEN öteye gidemezlerdi!
Bunu görmeyen CHP'liler de YILBAŞINDA ağaçlara takılıp, üç gün sonra kaldırılan aksesuar olmaktan kurtulamazdı!
Sokaklara İNGİLİZ ASKERLERİ yığan SARIGÜL'ün geldiği noktaya bakın! ŞİŞLİ ders değil mi!
Aydın Bey ile Kemal Bey'in arasındaki BAĞI koparıp atıncaya kadar CHP'ye rahat yok!

NOT: Emir eri sözüme takılmayın lütfen! Görevlerini bırakıp CHP'ye atanan isimlere bir bakın!

Takvim